Ömür dediğimiz; iki ucu da “umut” ile “korku” arasında saklı… Bazen korkuyla ecel terleri döktüğümüz an gelir; umut ederiz. Bahar geçer, yaz biter, kış gelir ve fırtına kapıya dayanır da yeni baharların, yazların umudunu içimizde yeşertiriz; bir daha gelmeyişinden korkarız.

Dostum, burayı iyi dinle!

Dengeyi kurmak istiyorsan düstur edin! Öyle paldır küldür yürüme hayata adım attığında, salıverme de kendini; kaldır kafanı da gökyüzüne bak; nasıl da süzülüyor kuşlar dengeyi kurarak, nispet yaparcasına!.. Sen neyi görüyorsun peki onu söyle?!

Dostum, burayı iyi anla!

Bir ayet edin kendine senin olsun, senin bir parçan olsun, şiar edin onu; yaşat ki Kur’an yaşasın, içine çek ki verdiğin nefes herkese baharın müjdecisi olsun, onu öyle bir düstur edin ki; sana bakan, seni duyan ve seninle konuşan herkes üstat Sezai KARAKOÇ’un deyişiyle:

“Seni öldürmeye gelen, sen de hayat bulsun.” Sözünü hatırlasın.

Öyle bir kimliğe bürün ki hiçbir dil senin karşında uzamaya cesaret bulamasın, sen de hakkı görüp ikinci bir kelam için dönemesin, sanırız ki dil her şeye uzanır ancak zulmün karşısında susar; yık bu tabuları artık ki, değil zulmün karşısında susmak hakkı söyleyeni görünce zehrini zulme akıtsın, sen bunu başardığında zulmü alkışlayanlar senin duruşunla hidayete ersinler…

Dostum, birde benden duy!

Ne çok hoşuma gider şu ayet-i celile: “Başarım ancak Allah’ın yardımıyladır…” (Hud-88) Bana aczimi hatırlatır, sahibimi onun sonsuz kudretini hatırlatır… Eğer ki ben her şeye rağmen başarmışsam bu; bütün engellere, prangalara karşı dik duruşumdan değil bilakis Allah’ın adıyla başlayıp, onun ismiyle elif gibi dimdik durarak onun yardımıyla başarmamdandır.

Asım’ın Nesline!

Sen bu hayatta ki  en değerli hazinesin, kıymetlisin, bu neslin mücahidisin!.. Bir hazineyi değerli yapan, kıymetli yapan onun niceliği değil; niteliğidir! Unutma… Seni sen yapan ilkelere haiz olursan; arayan değil en nihayetinde aranan olursun. Önüne gelen fırsatları da tepme, bir daha şansın olmaz da pişman olursun… Kaçan fırsatların telafisi yok derdi hocam bana, düsturum oldu şu garip dünyaya bakışımda…

Dostum!

Su gibi aziz ol! Aktığın yer belli olsun, taşıdığın; toprağa bereket olsun, verdiğin can; sana şahit olsun!..

Elif gibi dimdik dur ki Allah’ta bizimle olsun. Ne de güzel anlatmış Hz. Mevlana: “Bir gün gelir, açmaz dediğin çiçekler açar. Gitmez dediğin dertler gider. Bitmez dediğin zaman geçer. Hayat öyle bir sır ki; önce şükür, sonra sabır, sonra da inanmak gerek…”

Saygılarımla…

Yazan, Abdullah Erol (KMÜ İslami İlimler)